ÖLÜM....
Adı bile geçtiğinde bizi ürperten bu sözcük üzerine hem ne yazılır diye düşünerek hem de bununla ilgili yazmak için beni dürten duyguma karşı koyamayarak ÖLÜM'ü kendi gözümle paylaşmak istedim....
Doğduğumuz andan itibaren bildiğmiz, fakat zamanını asla kestiremediğimiz değişmeyen tek gerçektir aslında ölüm..
Ben yıllar önce ilkokul 4. sınıfta iken birgün aynanın karşısında kendime bakıyordum, okul yaz tatiline girmişti ve Sonbahar'da 5. sınıf olacaktım, o zamanlar ilköğretim sistemi yoktu, 5. sınıftan sonra ortaokula sonra liseye sonra da üniversiteye gidilirdi, o gün anladım ki, hayatımdaki herkes değişecek, ilkokul arkadaşlarım sonra ortaokul sonra vs. bu arada iş hayatım olacak, sonra evleneceğim, ailemden ayrılacağım, sonra ölümler başlayacak diye düşünürken vermiştim kararımı kimseye çok bağlanmayacağım, çünki bir gün bir şekilde hayatlarımız, tercihlerimiz,beklentilerimiz, kişiliklerimiz değişecek ve çevremizde aynı insanlar olmayacak, olsa da yenileri gelecek....
Ölüm ben de böyle bir duygudur, neden bir gün yaşayacağımız bu sonu bile bile sevdiklerimiz öldüğünde ağlarız, bazen hayata küseriz, çünki en büyük alışkanlığımız artık yoktur ve bir daha da olmayacaktır............
İnsanlar için en zor olan alışkanlıklarından vazgeçmektir, hele ki kaybettiğiniz insan, doğduğunuz andan itibaren hayatınızın içindeyse ya da onu tanıdığınız andan itibaren hep hayatınızdaymış gibi hissedip, bir çok şeyinizi paylaştığınız biriyse, beraber yaşayacağınız daha çok fazla şeyinizin olduğunu düşündüğünüz bir insansa ve ya size can yoldaşlığı yapan bir evcil hayvanızızsa ve zamansız ayrıldıysa hayatınızdan işte o zaman dayanılmaz bir hal alır alışkanlığınızı isteğiniz dışında terketme durumu....
Bu yüzden derimki sonunun ne zaman geleceğini bilmediğimiz bu hayat yolculuğunun içinde, bize verilmiş zamanı bozuk para gibi harcamayalım, her anın kıymetini bilerek, değer vererek ve değer verenlerle geçirerek hep mutlu, sevgiyle yaşayalım.....
Ölmeden önce aşık olduysak, Dünya' da en az bir kaç ülke gezdiysek, son sürat araba kullanbildiysek, canımızın istediği her şeyi satın alıp yiyebildiysek, giyebildiysek, iyilikler yapabildiysek, komşularımızla paylaşarak yaşayabildiysek, bayramlar yaşayabildiysek, bisiklete binebildiysek, gün doğumunu ve batımını izleyebildiysek, misket oynayabildiysek,yaşanmışlığa dair bir iz bırakabildiysek hayata, güzel anılar, güzel hatıralar bırakabildiysek geride kalan herkese, SENİ SEVİYORUM diyebildiysek ve sevildiysek, zaten yaşayabilmişiz demektir....
Bir savaşın içinde doğmadıysak ve ölmediysek, Fakir bir ülkenin içinde gelen yardımlarla büyümediysek, iltica ederken bilmediğimiz bir ülkenin sularında boğulmadıysak, atom bombası atılmadıysa üzerimize, cani olmadıysak, lanetlenmediysek, ümidimizi hiç bitirmediysek, hep umudumuz olabildiyse, gerçekten yaşamışız demektir...
Leonardo da Vinci' nin ölümle ilgili güzel bir cümlesini paylaşarak , herkese uzun, sağlıklı ve mutlu ömürler diliyorum.
İyi geçen bir gün nasıl mutlu bir uyku getirirse, iyi geçen bir ömür de mutlu bir ölüm getirir.
Sevgilerimle...
.png)







0 yorum: